
Aydın Müzesi 1973 yılından sonra yeni müze binasında verilmeye başlanmıştır. Aydın arkeoloji ve etnografya müzesi zaman içerisinde Aydın merkez ve ilçelerinden gelen eserlerle zengin koleksiyonlara sahip olmuştur. Müze binası geniş bir bahçe içerisinde yer almaktadır. Bahçede Aydın İl sınırları içerisinde yer alan Tralleis, Magnesia, Alinda, Alabanda, Nysa, Amyzon, Piginda, Harpasa, Myus, Pygela, Orthosia, Mastaura vb. antik kentlerden gelen çeşitli dönemlere ait taş eserler sergilenmektedir. Bu eserler, heykeller, lahitler, sütun ve sütun başlıkları, altarlar, mezar stelleri, İslâmi mezar taşları, mil taşları, yazıtlı ve kabartmalı stellerle çeşitli mimari parçalardan oluşmaktadır. Müze salonlarında ise teşhir Arkeoloji, Sikke ve Etnografik Eser seksiyonlarında oluşmaktadır. Arkeoloji seksiyonunda eserler kronolojik bir sıraya göre sergilenmektedir. Müzede prehistorik dönem eserlerinin yanı sıra, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminin en güzel örneklerini görmek mümkündür. Bunlar, el baltaları, kesici ve delici aletler, idoller, ağırşaklar, pişmiş toprak seramik örnekleri, kandiller, mask ve heykelcikler, cam objeler, altın, gümüş ve bronzdan yapılmış takılar, tıp aletleri, makyaj malzemeleri ve silahlardır. Ayrıca Hellenistik Dönem Tralleis heykeltraşçılığının en güzel örneklerinden bazıları: Athena büstü, Nike heykeli, Satyr heykeli, çeşitli heykel ve kabartmalar arkeoloji salonlarını süslemektedir. Tralleis nekropolünde yapılan kurtarma kazılarında elde edilen çok sayıda terrakota, kandil, unguentarium ve oyuncak figürinler özel bir koleksiyon oluşturmaktadır. Sikke seksiyonunda Grek, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi çeşitli dönemlere ait altın, gümüş, bakır ve bronz sikkeler sergilenmektedir. Etnografya seksiyonu bölgenin zengin halk sanat ürünlerinin sergilendiği bölümdür. Halı, kilim, cicim, sumak gibi dokuma örnekleri, efe kıyafetleri, sırmalı simli kadın kıyafetleri, oyalı yazmalar, tepelik, kemer, kolye, bilezik, küpe ve yüzük gibi gümüş takılar, hamam takımları, el yazması Kuran ve kitaplar, sigara ağızlıkları, kalyenler, tas, lenger, sahan, ibrik, sefer tası, kazan ve sini gibi bakır mutfak kapları, dibek, kahve değirmeni, kahve soğutacağı, takunya gibi ahşap eserler, kılıç, kama, çakmaklı tüfek, tabanca gibi silahlar sergilenmektedir.
Aphrodisias Müzesi Karacasu’ya 12 km. uzaklıktadır ve Türkiye’nin en zengin lokal müzelerinden birisidir. 1947 yılında depo şeklinde olan müze, 1979 yılından itibaren bugünkü modern binasında hizmet vermeye başlamıştır. Müzede eserler 8 salon, iç avlu ve bahçede sergilenmektedir. Müze genel anlamda bir heykel müzesi olup burada Aphrodisias ekolünün nadir örnekleri sergilenmektedir.
Milet Müzesi Didim’e 22 km. uzaklıkta olup, Milet antik kenti içinde yer alır. 1973 yılında hizmete açılan Milet Müzesi’nde büyük salon, küçük salon ve orta salon olmak üzere üç teşhir salonu vardır. Müzede kronolojik sırayla eserler teşhir edilmektedir.
Küçük Ada Kalesi Kuşadası Güvercin Adası’ndadır. Çok eski bir yapı olup, 19. yüzyılda meydana gelen Mora ayaklanması sırasında, adalardan saldırılara karşı ileri karakol olarak Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.
Körteke Kalesi Bozdoğan ilçesine bağlı Körteke köyü ile Örencik köyü arasında doğal tepenin üzerindedir.
Cin Cin Kalesi Koçarlı ilçesinin aynı adı taşıyan köyündedir. 18. yüzyılda Cin Bey tarafından yaptırılmıştır.
Bey Camii İstasyon binası yakınında bulunan ve Süleyman Bey Camii olarak da bilinen bu büyük yapı, 1683 yılında Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı ve kesme taştan inşa edilmiş olan cami, 16 kenarlı kasnağında 16 pencere bulunan bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe içi, kalem işleri ile süslenmiştir. Kesme taştan yapılmış mihrabı sade olup, mermerden yapılmış minberin merdiven altı işlemelidir. Tek şerefeli minaresinin gövdesi çok kenarlıdır.
Ramazan Paşa Camii Üveys Paşa’nın kardeşi Ramazan Paşa tarafından 1595 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Ahşap giriş kapısı, oyma işleri ile bezenmiştir. Yapının üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. İçerisini 10 uzun pencere ve su damlacığı şeklindeki küçük pencereler aydınlatmaktadır. Alçı kabartmalar, renkli cam işçiliği ve ağaç oymacılığı bakımından süslemeleri önemlidir.
Üveys Paşa Camii Mısır Beylerbeyi Üveys Paşa tarafından 1568 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı olan yapıyı yüksek kasnak üzerindeki kubbe örtmektedir. Mermer giriş kapısı üzerinde bir yapım yazıtı bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi az süslemelidir.
İlyas Bey Camii Menteşoğullarından İlyas Bey tarafından 1404 yıllarında yaptırılmıştır. Cami önünde, avluyu çevreleyen, medrese ve imaret odaları mezarlık içindedir. Han Menteşoğullarından kalmıştır. Dörtgen şekilli bina ortada bir avlu, etrafında tonoz çatı, örtülü, ahır ve odalardan meydana gelmiştir ve iki katlıdır.
Ahi İbrahim Türbesi (Ahi Bayram Türbesi) Çine’nin güneyinde, Eski Çine köyünde, Ahmet Gazi Camii’nin arkasındadır. 14. yüzyılda yapılmış bir Menteşoğlu eseri olan türbenin duvarlarında mermer ve üst kısmında tuğla kullanılmıştır. Dikdörtgen planlı, piramit külahla örtülü ve iç kısımda tonozludur. Mezar yeri alt kattadır.
Çiftlik Türbesi Çine - Koçarlı karayolu üzerindedir. 18. yüzyılda yapılmıştır.
Kurşunlu Manastırı Davutlar’a yaklaşık 10 km. uzaklıkta yer alan Kurşunlu Manastırı’nın 11. yüzyıl Bizans yapısı olduğu tahmin edilmektedir. Manastırda yemekhane, kiler, mutfak, keşiş odaları, revir, şapel (küçük kilise), mezarlık, manastır surları, sur mahzeni ve savunma odaları gibi bölümler mevcuttur. Şapelin tavanındaki fresklerde İkonaklastik dönemde simgesel ve geometrik motifler ile, 9. yüzyılın ikinci yarısında İkonaklastik dönemden sonra dinsel olaylar ya da kişiler betimlenmiştir.
Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı Kuşadası İskelesi yakınındadır. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kalın ve yüksek duvarların çevrelediği dikdörtgen avlunun etrafında iki katlı, revaklı kapalı mekan vardır. Kuzeybatı ve güneydoğudaki köşelerde arkadan üst kata çıkan iki merdiveni bulunmaktadır. Kervansarayın girişi kuzeyde olup, mermer kapı boşluğu kemerle örülmüştür. Günümüzde turistik otel olarak kullanılmaktadır.

Aydın ili, tarihi, kültürel ve doğal değerlerine sahip olmanın ötesinde, turizm faaliyetlerinin en yoğun olduğu Batı Anadolu’nun orta yerinde bulunmaktadır. Ayrıca, turizm açısından en önemli deniz sınır kapısına sahip olması, Aydın’ı, sektörün en gelişmiş illerinden biri haline getirmiştir. Aydın ilinde iklimin uygunluğu ve uzun bir turizm sezonuna olanak sağlaması en önemli teşvik edici etkenlerden biridir. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Aydın ilinde sıcak aylar çoğunluktadır. Aynı zamanda deniz suyunun sıcaklığı mayıs-ekim aylarını kaplayan senenin yarısında su sporları ve yüzme olanağı da sağlamaktadır. Ayrıca, deniz kıyısında halka açık plajlardan il içindeki yerleşmelerden ve çevre illerden gelenler, günübirlik veya hafta sonu olmak üzere yararlanmaktadırlar. Bu çeşit kullanım ulaşım rahatlığı ve iklim özellikleri nedeniyle oldukça yaygındır. Bu talebi başta Söke, Aydın, Nazilli ve Denizli oluşturmaktadır. Turistlerin turizm çekiciliği açısından rağbet ettikleri plajlar; Pigale Plajı (Kuşadası), Kadınlar Denizi Plajı (Kuşadası), Güvercinada Plajı (Kuşadası), Yavansu ve Aslanburnu Plajı (Kuşadası), Güzelçamlı Plajı (Kuşadası), Altınkum Plajı (Didim), Tavşanburnu Plajı (Didim), Gevrek ve Akbük (Didim) plajlarıdır. Aydın’ın deniz kapısı Kuşadası Limanı olup, turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskele ve ayrıca 650 yat kapasiteli yat limanı bulunmaktadır.

Aydın jeotermal kaynaklar açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel içinde en önemli termal turizm merkezi Germencik Alangüllü Kaplıcası’dır. Germencik’in dışında ikinci merkez ise Kuşadası - Davutlar’dır. Daha sonra Sultanhisar - Salavatlı, Ortaklak - Gümüşköy, Merkez - İmamköy Kaplıcası gelir.
Germencik Kaplıcası Germencik ilçesine 10 km. uzaklıktadır. Suyu romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.
Alangüllü Kaplıcası Germencik ilçesine 9 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma, siyatik, bel ağrıları ve böbrek taşları hastalıklarına iyi gelmektedir.
Davutlar Termal Kaplıcası Kuşadası ilçesi, Davutlar beldesine 3 km. uzaklıktadır. Suyu romatizma, stres, damar sertliği, siyatik, artroz, osteoporoji, spendiyaloz, vitiligo, egzama, saç dökülmesi, cinsel iktidarsızlık, kısırlık ve sağlıklı zayıflamaya karşı kullanılmaktadır.
Kızıldere Kaplıcası Buharkent ilçesine 3 km. uzaklıktadır. Kaplıca suyu sodyumbikarbonat ve sülfatlı olup, romatizma, siyatik ve kireçlenme hastalıklarına iyi gelir.
Salavatlı Kaplıcası Sultanhisar ilçesine 9 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
Gümüş Kaplıcası Germencik ilçesine bağlı Ortaklar beldesine 6 km. uzaklıktadır. Suyu bikarbonatlı, kükürtlü ve az gazlı olup, romatizma, kireçlenme, polinevrit hastalıklarına iyi gelir.
İmamköy Kaplıcası Aydın’a 6 km. uzaklıktadır. Suyu kükürtlü olup, romatizma, mayasıl, ülser ve siyatik hastalıklarına iyi gelir.

Paşa Yaylası, Karacasu Yaylası ve Madran Yaylası potansiyel dinlence ve sportif turizm merkezleridir.

İlde doğa yürüyüşü yapmaya elverişli olan yerler Dilek Yarımadası’ndan başlayıp, Karina’da devam ederek Büyük Menderes Nehri ile Bafa Gölü’ne kadar uzanan bölgedir. Ayrıca, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı da doğa yürüyüşü yapmaya elverişlidir. Doğa yürüyüşleri aynı zamanda Çine Vadisi boyunca doğanın eşsiz güzelliği içinde, Aphrodisias’tan Baba Dağı’na doğru tarihle iç içe, Karacasu-Dandalas Yaylası’nda, Aydın Merkez Paşa Yaylası’nda, Madran Yaylası’nda da yapılabilir.
Beşparmak Dağları (Antik Latmos) Yürüyüşü Programı Bafa kasabasından anayol terk edilerek, 90-100 dakikalık otobüs yolculuğundan sonra, Beşparmak Dağları’nın eteğindeki Gölyaka (Bucak) köyüne varılır. Dağa çıkış noktası bu köyden başlamaktadır. Köylülerin zeytinliklerine ulaşmak, çevredeki diğer köylere gitmek, Bizans devrine manastırlara çıkmak için kullanılan ve daha önceki çağlarda Beşparmak’ın zirvesindeki (Tekerlek Zirvesi 1.375 m.) hava ve yağmur tanrısının kutsal alanına yapılan ayin yürüyüşlerinde de yüzyıllardır kullanılan bir patika ile 45 dakikalık bir yürüyüşten sonra M.Ö. 7-8 bin yıllara tarihlenen prehistorik kaya resimlerinin bulunduğu bir mağaraya ulaşılır. 45 dakikalık ikinci bir yolculuktan sonra bölgenin birçok Bizans manastırları ve keşiş mağara ve barınaklarının içinde bulunan Yediler Manastırı’na varılır.
Dilek Yarımadası Milli Parkı’nda Doğa Yürüyüşü Söke üzerinden Güllübahçe yönüne devam edip, Doğanbey köyüne geçilip 60-70 dakikalık bir otobüs yolculuğundan sonra eski Doğanbey köyüne varılır. Menderes Deltası’na 2-3 km’lik bir uzaklıkta deniz seviyesinden 60-70 m. yükseklikte, bölgeye hâkim bir konumdadır. Köyde, Milli Park Müdürlüğünün bir tesisi bulunmaktadır. Dağın sırtına vardıktan sonra ortaya çıkan manzara harikadır. Kuzeyde Menderes Deltası, Bafa Gölü, Milet antik kenti, Beşparmak Dağları, Myus ve Azap Gölü görülebilir. Dağın güney yamacı ormanlıktır. 2-3 saatlik bir patika tırmanışından sonra inişe geçilir. Bitki örtüsü harika ve çok çeşitlidir. Örneğin; çam, dağ çileği, defne, erguvan, ayı fındığı, sakızlık, delice, zeytin ve keçiboynuzu görülebilir. Harika bir kanyonun içinden Türkiye’deki iki doğal servi ormanının birisinin yanında, akan çeşmelerin kıyısından, Anadolu çınarlarının gölgesinden, milli parkın içinde boylu boyunca uzanan asfalt yola ulaşılır.

Sırtlanini Mağarası Karacasu Yukarı Çamarası köyünden 45 dakikalık yürüme mesafesindedir. Mağara yatay konumlu olup çok dar bir ağızla başlar. 4-5m sonra asıl mağara boşluğuna ulaşılır. Salon yan yana gelişip duvar şeklini alan sütunlarla 5-6 bölüme ayrılmıştır. Salona bağlı tüm odalar sarkıt, dikit ve sütunlarla kaplıdır. Kuru bir mağaradır. Dışarıda ısı 28 °C , nem % 44 iken, mağara içinde ısı 17 °C ve nem miktarı % 85’tir. Mağara içerisinde büyük yarasa kolonileri yaşamaktadır. Toplam 348 m. uzunluğunda ve 32 m. derinliğindedir. Aphrodisias harabelerine yakın olması turizm açısından cazibesinin arttırmaktadır. Bundan başka ilde, Kuşadası’nın doğusunda ve 15 km. uzaklıkta, Kirazlı köyü Arslanlı Mağarası da tespit edilmiştir.

Tavşanburnu Orman Kampı: Söke – Didim yolundadır. Gölgelik bir yerdir. Büfe, market, lokanta, plaj, çamaşır yıkama yeri, lavabo, bulaşık yıkama yeri, WC, duş, içme suyu, karavan su bağlantısı vardır. Ayrıca, Dilek Yarımadası, Yenihisar, Davutlar da kamp ve karavan turizmine elverişlidir.

Aydın’ın orman varlığı bakımından zengin olması yaban hayvan varlığını da doğru orantılı olarak etkilemektedir. En çok görülen kuş türleri; kerkenez, karaçaylak, mezgeldek, toy, orman çulluğu ve deniz kartalıdır. Su kuşlarından elmabaş, sakarmeke, baklakızı Aydın sınırları içerisinde en çok mevcut olanlarıdır. Vahşi hayvanlar olarak; ayı, yabandomuzu, çakal, vaşak, kurt, tilki, yaban kedisi ve sırtlan mevcuttur. Kemirgenlerden gelincik, tavşan, su samuru, ağaç sansarı ve ot oburlardan yaban keçisi, alageyik ve karaca yörenin yaban hayvanlarını oluşturmaktadır. Bafa Gölü bataklık kırlangıcı ve mahmuzlu kız kuşunun üreyen popülasyonları ile ÖKA (Önemli Kuş Alanı) statüsündedir. Büyük Menderes Deltası’ndan gelen tepeli pelikan yıl boyunca gölde görülebilir. Bafa Gölü kışlayan su kuşları açısından büyük önem taşır. Küçük batağan, bahri, kara boyunlu batağan, karabatak, küçük karabatak, boz ördek, elmabaş patka ve sakarmeke kışlayan başlıca türlerdir.

Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı Ege Bölgesi’nde Aydın’ın Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırları içerisinde yer alan milli parka, Kuşadası–Söke karayolu ile ulaşılır. Milli park Kuşadası’na 28 km., Söke’ye 34 km. uzaklıktadır. Samson Dağı’nın Ege Denizi’ne doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadası’nın jeolojik yapısı palezoik şistler, mezozoik kalker ve mermerler ile neojen tortul kütlelerden meydana gelmiş, Menderes mastının bir parçasıdır. Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir. Milli park nesli tükenmeye yüz tutmuş Anadolu parsının batıda yaşadığı son noktadır. Ayrıca, Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında da bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları milli parkın kıyılarında yaşama ve üreme olanağı bulmuştur. Milli parkın kuzeydoğusundaki Dilek Tepesi’nin eteğinde yer alan Güzelçamlı köyündeki M.Ö. 9.-8. yüzyıllarda kutsal sayılan İonia’nın siyasal ve bilimsel merkezi olan Panionion, konfederasyonun toplantı yeri olarak kullanılmıştır.
Güney Şelalesi Tabiat Anıtı Bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındıran bir şelaledir.